İslam Dünyasının Hali


Haziran ortasında sosyal medyada yayılan yukarıdaki video haber sitelerinde şöyle yer buldu;

"Hollanda'da 15 yaşında ki bir erkek, aynı yaşlarda kız öğrenciyi sokak ortasında feci bir şekilde dövdü.

Rotterdam'da meydana gelen olayda genç kız arkadan çelme atarak yere düşürülüyor. Yerden kalkan genç kız, kendini savunarak bir tekme savuruyor. Tekrar kıza saldıran genç erkek, sokak ortasında genç kızı feci şekilde darp ediyor. Olayla ilgili görüntüler sosyal medyada gündeme oturdu.

Tepkiler üzerine bir açıklama yapan Rotterdam Polis Sözcüsü Tinet De Jong, gençlerin birbirlerine hava atmak için böyle şiddet olaylarına bulaştıklarını söyledi. Dayak videosunun facebook'ta yayınlanmasından sonra dayakçı gencin kimliğini ve adresini vatandaşların kendilerine bildirdiğini kaydeden De Jong, duyarlı vatandaşlara teşekkür etti.*
"

Videoyu seyrettiğinizde yüreğinizin cız ettiğini biliyorum. Aynı şey sokakta sizin çocuğunuzun veya eşinizin başına gelse bu canilik karşısında çıldırmamak elde değil, değil mi?

Aslında Osmanlı darmadağın edildikten sonra İslam Dünyasının hali Hollanda'da parkta yürürken dayak yiyen kızdan çok daha kötü. Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Ortadoğu'ya kadar her yerde müslüman kanı akmaktadır.

Bugün Libya, Suriye, Mısır, Irak, Afganistan, Orta Afrika Cumhuriyet'inde durum parkta ağzı burnu dağıtılan kız çocuğu gibi... İslam Ülkeleri kendi halinde parkta masumca yürümek istedikçe hep aynı çevre tarafından fakat her seferinde farklı bir aktör kullanılarak çirkin müdahalelere uğramaktadır. Evrile çevrile dövülmekte ve her ayağa kalkmaya çalıştığında tekrar yere yapıştırılmaktadır. Gelen geçen de sadece acı acı bakıp "vah vaahhh" demekten ileri gitmemektedir. 

İslam Ülkeleri başsız kaldıkları ve ortak bir irade altında toplanmaları için gerekli organizasyonu yapamadıkları için durum yakın zamanda da çözüme kavuşacakmış gibi görünmemektedir.

Bu acı tablo karşısında elleri kolları bağlı durma acziyetinden rahatsızlık duyan müslüman delikanlılar ise başka bir tuzağa düşmekteler ve IŞİD, El Kaide, Boko Haram gibi örgütlerin ağına düşüp, İslam Devleti kurma hayali içinde, sünni - şii çatışmasının zemini hazırlayacak çalışmalara alet olup, olmadık vahşetlere imza atarak gayrımüslimlerin tam da istediği görüntüleri tüm dünyaya servis etmekteler...

Müslümanların içinde bulundukları zaafın İslam'ın emri olmadığını, çözümsüzlüğün İslam'dan kaynaklanmadığını herkes bildiği halde fatura hem İslam ülkelerinde hem de gayrimüslim ülkelerde yürütülen kara propagandalar ile İslam'a kesilmeye çalışılmaktadır.

Rabbimizin bize uyarıları ile noktayı koyalım;
“Allah’a ve Resûlüne itaat ediniz. Biribirinizle çekişmeyiniz. Sonra korku ile zaafa düşersiniz, kuvvetiniz gider. Bir de sabrediniz. Allah sabredenlerle beraberdir” (Enfal Suresi, 46)

“İnkar edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.” (Enfal Suresi, 73)


İslam Ülkeleri ortak bir irade altında toplanmadıkları sürece bu ayetlerde işaret edilen zaafa düşüş ve yeryüzünde bugün var olan fitne ve fesat ortamından çıkış mümkün olmayacaktır. ASSAM uzun vadeli plan ve programları ile tam da bu konuda çalışmalar yürütmektedir.

Melih TANRIVERDİ
ASSAM Genel Sekreteri

Bu blogdaki popüler yayınlar

IŞİD'in Misyonu

Yerli Tank Üretimi Üzerinden Milli Savunma Sanayinin Önemi

Sizin İşletim Sisteminiz Hangisi?